Paşaeli Şarapları’nın sahibi Seyit Karagözoğlu bu yıl Ocak ayında Paşaeli Şarapları’nın tadımı için Eskişehir’e gelmiş, burada şarap dostlarıyla buluşmuştu. Seyit Bey; ürettiği şarapların arkasındaki hikayeyi, on yıllık emeğini, bu işe olan aşkını samimi olarak anlatmıştı.

Seyit Bey’i bu hafta da tadım gecemizde; piyasaya çıkan yeni şaraplarıyla birlikte yine ağırladık. Bu sefer geçen tadımdan farklı şaraplar açıldı ve Eskişehirli şarap severler tarafından yine beğenildi.

Gecede açılan şaraplar arasında bulunan Paşaeli 6/N, butik şarapçılığın çok iyi örneklerinden birini oluşturuyor. Karasakız- Merlot ve Petit Verdot üzümünden oluşan 6/N Kaz Dağları’nın kuzeyinde bulunan bağlarda yetiştirilmiş ve ilk etapta burunda ön plana çıkıyor ve biraz havalanınca damakta da dengeli bir tat bırakıyor.

Seyit Karagözoğlu’nun, bir diğer kırmızı şarabı ”Serena” cabernet Sauvignon- Merlot kupajı… Mart ayında “Şarap Dostları Derneği” tarafından ödüle layık görülen bu dengeli şarap olarak gecenin en beğenilen şaraplarından biri oldu.

Yapıncak şarabı da beyaz şarap alternatifi olarak değişik lezzeti ile beğenildi.

Seyit Bey; roze ve blush örneklerini de paylaştı tadım gecesinde… Çalkarası üzümünden yapılan rozesi ve Papazkarası-Karasakız-Grenache üzümlerinin kupajından oluşuyor.

Ve son olarak Selendi’nin Gülpembe şarabı. Bu şarabı tek bir kelimeyle anlatmak gerekse ‘seksi’ derdim.
Önce şişesinin şekli ile sonra da etkileyici bir kadın parfümünü andıran kokusu ile… Grenache-Mourvedre-Cinsault ve nihayet Shiraz üzümleri karışmış ve ortaya böyle bir yaz gecesi rüyası çıkmış.

Türkiye’de her geçen yıl daha da yükselen şarapçılık ve şaraba verilen değer; butik şarapçılığın kısıtlı sayıda ancak kaliteli üretiminin bir sonucu ve Seyit Bey, Akın (Öngör) Bey gibi isimler sayesinde çok daha iyi noktalara geleceği kesin.

Comments are closed.